27.2.2008 · Kategori: YAZILAR

Elleri titrek dedelerin bir bacağına oturur
Bir varmış bir yokmuşlu masallar dinlerdim
Bastonlu yakalamacıların ardından
Köşeye sinerdim kahkahalarla
En çok Ali dedeyi severdim
Her namaz çıkışı cami avlusundaki çardağa oturur
Cebinden bir şeker çıkartır verirdi bana
Şekere düşkünlüğüm Ali dededen
Ali dedeye düşkünlüğüm şekerden olsa gerek..
Beni ortada buluşturan bir şeyler olduğu açıkça belliydi

Neriman teyze kızardı bana
Çok ses yapıyorsunuz hadi kendi kapınıza diye azarlardı
Ne zaman pazardan dönerken görsem poşetini kapardım elinden
Saçlarımı okşar evladım yaşlılık işte kafam almıyor siz bana aldırış etmeyin derdi
Pek aldırış da etmezdik zaten..
Bir keresinde sevimli bir kedi yavrusu bulduk
Annesi kötü diye öfkelendik bile ona
Hatta gelse taşlardık belki de
Herkes evden gizlice bir şeyler getirirdi
Benim getirdiğim makarnayı sevmese de
Kardeşinin hakkını alıp getiren Orhan’ın sütünü pek de sevmişti
Birde isim koymuştuk ona pamuk..
Kahverengi tüyleri vardı
Sadece göğsü beyazdı.. ama pamuktu işte
Sonra Mustafa amca günahtır dedi
Annesinden ayırmayın onu
Annesi ona yiyecek bulmaya gitmiştir nereden aldıysanız bırakın dedi
Haklıydı galiba
Bizde annemizden ayrılmak istemezdik..
Aksi mi aksiydi Hüseyin amca
Onu görünce kaçacak delik arardık
Aksayan ayağına rağmen o kadar süratliydi ki
Bir keresinde yolda oynamayın dediğimde
Karşılık vermiştim
Hemen yakalamıştı beni
Kulağımı öyle bir çekmişti ki
Hem kıpkırmızı hem de diğerinden uzun olmuştu
Babama şikayet edince birde o kızmıştı bana..
Şimdi düşünüyorum da ne iyi arkadaşlarım varmış çocukken
Artık kimse kimseye karışmaz olmuş
7 yaşındaki çocuk yüzünden birbirine giren komşular varmış
Öğretmenlerine bıçak çeken liseliler
Yol ortasında top oynayan koca herifler

Hepinizi çok özledim çocukluk arkadaşlarım
Ben sizinle büyük olmayı beceremesem de
Siz benimle çocuk olmayı çok iyi beceriyordunuz..
alıntıdır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27.2.2008 · Kategori: YAZILAR

Küçük bir erkek çocuk, annesine sordu:
"Niçin ağlıyorsun?" "Çünkü ben kadınım." Diye cevapladı annesi.
"Anlamadım!" dedi çocuk. Annesi, çocuğu kucaklayıp
"Hiç bir zaman anlayamayacaksın!" dedi.
Babasına "Baba, annem niçin ağlıyor?" diye sordu.
Babanın cevabı: "Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır" oldu.
Küçük çocuk büyüdü, yetişkin adam oldu,
halâ kadınların niçin ağladıklarını keşfedemedi.
Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah'a sordu.
" Allahım !" dedi:
"Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?"
Allah:"Ben kadınları özel yarattım!
Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar,
doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının
nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim.
Başkalarının kuvvetinin kalmadığında;
devam edecek azmi,
ailesinin hastalığında;
yorgunluğa pabuç bıraktırmayacak kudreti verdim.
Her türlü şart altında,
hatta kendilerini çok kötü incitseler de,
çocuklarını sevmek duygusallığını verdim.
Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının
yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip
paylaşmalarına yardım ediyor.
Kocalarını tüm kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim.
Onlara iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat
bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda
bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim.
Tek zayıflık olarak kadınlara bir gözyaşı verdim...
Tamamen kendilerinin sahip oldukları,
ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere.
İnsanlık için bir gözyaşı..." diye cevapladı...
Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu,
ne de kendini ne şekilde taşıdığıdır.

Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi,
fedakarlığı, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye
değil aynı zamanda kalbe de yönelik aklıdır

Bir kadın vardı...
Mazbut yaşamı,sadeliğiyle
Yemekler yapardı lezizz
Bereketli eliyle...

Bir kadın vardı...
Herşeyiydi çocukları.
Canı burnunda sefalette,
Acıyla doğurmuştu onları...

Bir kadın vardı...
Şaşalı debdebeli davetlere rest çekip.
Ömrünü çocuklarına hasredip
Yoklukla savaştı Saçını süpürge edip...

Bir kadın vardı...
Temizlik,çamaşır,ütü,pazar,çarşı.
Çalışıp çabaladı yaşamını karartıp,
Bu acımasız kahpe dünyaya karşı...

Bir kadın vardı...
Annesinin çektikleri yüreğini yakardı.
Hoşlanmazdı onun bir lokma bir hırka felsefesinden.
İdeali okuyup çoook zengin olmaktı...
Ve ona harika bir yaşam sunmaktı...

Yazık ki.! okuyamadı...
Aşık oldu bir adama vardı,
Evinin kadını çocukların anası oldu
Yetişmişti yavruları gururlu...
Oh.çekip oturacaktı köşesinde huzurlu.

Bir kadın vardı...
O artık bir duldu,buna inanamıyordu
Acısını paylaşıp yaşayamadan,
Kendini yaşlılar evinde buldu.
Onu oraya bırakan iki çocuğuydu...





..

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27.2.2008 · Kategori: YAZILAR

Ben bir kadınım; doğduğumda aileme çocuk sahibi olmanın mutluluğunu yaşatmak dışında soy devam ettirebilme yeteneği taşımadığımdan çoğu zaman evlattan sayılmayan...

Ben bir kadınım; okulda ağabeylerime kaç kardeşsiniz sorusu sorulduğunda 'iki kardeşiz bir de kız var' yanıtı verdiren.

Ben bir kadınım; ilk oyuncağı bebek olan; çünkü büyüdüğünde en önemli işi çocuk doğurup bakmak olacak olan...

Ben bir kadınım; biraz haylaz ve hırçınsam 'erkek Fatma' diye anılan...

Ben bir kadınım; uslu ol, hanım hanımcık dur, fingirdeme sözlerini pek küçücükken duymaya başlayan...

Ben bir kadınım; ev içi işleri yapmayı öğrenerek geçirdiğim çocukluğum yüzünden aslında gelişebilecek bir çok yeteneğimi açığa çıkarma fırsatı bulamayan...

Ben bir kadınım; okumasına ne gerek var, zaten evlenecek o denilen. Ne kadar okuyacağına bile evin erkeği tarafından karar verilen...

Ben bir kadınım; törelerin zincirinden h‰l‰ kendini kurtaramayan... H‰l‰ töre cinayetlerine kurban giden... İşlenen cinayette hem kurban hem de suçlu olan...

Ben bir kadınım; sokakta saldırıya uğrasam o saatte orada ne işi vardı denilen...

Ben bir kadınım; aynı emeği harcadığım bir erkekten çok daha az kazanan... ev içinde harcadığım emek ise hiçe sayılan...

Ben bir kadınım; her başarılı erkeğin arkasında duran.. bir türlü kendi başarılarıyla anılamayan... O başarılı erkek için hiç durmadan çalışan...

Ben bir kadınım; bana dayatılan güzellik anlayışları içinde çırpınan... bu çırpınış sırasında bir anda metalaştırılan.

Ben bir kadınım; başarmaya başladığım her işin arkasında garip yatak odası hikayeleriyle anılan...

Ben bir kadınım; doğduğunda babasına, evlendiğinde kocasına ait olan...

Ben bir kadınım; oynak kalçalarımla anılan ve dünyanın en büyük şairlerinden biri için bile 'bizim' kadınlarımız olan.

Ben bir kadınım; başarılı erkek nesline ilk günahını işleten...

Evet ben bir kadınım; gelecek güzel günlere gebe... içinde taşıdığı umudu yarınlara sunmaya hazır. Karların arasından boynunu uzatan çiğdemlerle galanthusların naifliğini ve bu görüntünün altındaki inanılmaz direngenliği taşıyan... kimsenin olmayan, kimseye sahip olma telaşı da taşımayan... hayatını kendi ellerine almak isteyen... sunulan kandırmaca haklarla yetinmeyecek olan. Emeğimin hakkı için yıllarca önce kazandığım bir günün içini çiçeklerle, böceklerle boşaltmanıza izin vermeyecek olan. Ben bir kadınım; umudum ben...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

16.2.2008 · Kategori: BI-CI

 

 

Zordur Beni Sevmek...
Öyle kolay değildir hayatıma girmek..
Ve rüyalarıma girmek çok zorlar insanı..

Sevilmesi zor bir insanımdır..
Öyle kolay kolay da alamazsın beni hayatına..
Soğuğumdur, cehennem sıcaklığında da olsan senide buz keser sözlerim..
Ben öyle kolay kolay sevemem, sevdirmem de kendimi..
....Soğuk ile aynı cümle içinde geçer adım.. konuşursam kalp kırarım..


Yürek ister beni sevmek..
Aptal'da olman lazım benimle olman için..
Ben çok zor bir insanımdır.. ne sevmesini bilirim ne sevilmesini...
Işim gücüm can yakmaktır..
....Zalim ile aynı cümlede geçer adım.. konuşursam can acıtırım..

Cesaret ister karşımda durupta sevilmek..
Tokat yemiş gibi olursun sevgimden..
Mutlu olmasınıda bilmem mesela.. acılardır benim yoldaşım...
Ve yoldaşım yol ile benim aramda kalır çoğu defa...
....Ruhsuz ile aynı cümlede geçer adım.. konuşursam mutluluğunu alırım..

Emek ister, sabır ister beni sevmek...
Öyle her istediğinide yaptırmam..
dediğim dediktir mesela..
Kızarsam soğuk olurum, zalim olurum, ruhsuz olurum...
"Ne biçim bir insan?" ile aynı cümlede sıfatım olur adım..
Konuşursam ayrılırım...!

....Beni sevmek, ben olmak ister aslında..
.. ama bir rüya görürsün, bir melek gelir dünyana...
Herşey değişir,...
Ne Sen, Sen Olursun.. Ne Ben, Ben...
Böyle bir adamı yok etmenin hazzını yaşatırsın...

Beni sevmek..
Yanımda olmayı istemektir.. sadık olmayı istemektir..
Yalandan uzak olmayı istemektir...
Her daim sevmek, sevilmek istemektir.. beni sevmek, mutlu olmayı istemektir...
....Aşk ile özlem ile aynı cümlede geçer adım..
Konuşursam çocuk olur ağlarım...

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

16.2.2008 ·

www.okurtelekom.com mutaka inceleyin...

 

ilgilenenler crunch892@hotmail.com'dan da ulaşabilirsiniz..

 

 

 Anasayfa |  E-mail
VoIP Çözümler
Callshop Uygulamaları
Call Center
Calling Cards



müşteri avantajları  

Abone Başvurusu

Değişime Hazır mısınız?

Daha çok konuşup daha az ödemek için siz de TELE34'ü seçin

detay
   
 

Online Talep Formu

Ücretsiz Tanıtım ve Randevu

Size en yakın zamanda ulaşabilmemiz için lütfen bilgi formunu doldurun.

detay
   
 



  Abone Giriş

 

Copyright © Okur Telekom 2008.

Okur Telekomünikasyon ve Bilişim Hizmetleri
Kirmasti Mah. Hafız Paşa Sk. No:2/2 Fatih /İSTANBUL
Tel:0(212) 531 91 18   Fax:0(212) 531 91 18
info@okurtelekom.com

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::